Ülke ekonomisi adına yapılan iki büyük hata

ESGİAD Başkan Vekili Kerem Toparlar “Yüksek büyüme her zaman istihdamı artırır mı? Bu teoride evet ama her zaman evet değil. Faiz indirimleri ile yapılmak istenen şey tarihte pek denenmemiş bir şey. Yüksek enflasyon, yüksek büyümeye boğdurulmaya çalışılıyor. Başarılı olur mu? Göreceğiz. Lakin bugüne kadar bu yöntemin pek kullanılmadığı ve başarılı olmadığını da unutmamak lazım” dedi.

Eskişehir 26.10.2021, 14:34
Ülke ekonomisi adına yapılan iki büyük hata
banner11

Başkan Vekili Kerem Toparlar Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankasının para politikasının dikkat edilmemesi durumunda ağır bedelleri olacağını belirterek, . “Global bir krizi yönetmek hiç kimse için kolay değil. Bu yüzden hepimizin çok dikkatli olması gerekir ancak ekonomi yönetimi önemli ve uzmanlık isteyen ayrı bir konu. Ve mevcut ülke ekonomisi adına yapılan iki büyük hata var ki onlar yanlış bile değil” dedi. Eberji fiyatlarındaki artışına eleştiren Toparlar “Ticarethane, tarımsal sulama ve konutta Ocak 2021’den bu yana birim fiyat %15-16 oranında artmış. Ancak sanayi’de vahim bir durum var. Sanayi’de bu artış %54 olarak gerçekleşmiş. Burada hedeflenen şey ne? İstihdam nasıl yükselecek? Rekabet gücü nasıl artacak merak ediyorum” diye konuştu.

Toparlar açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

Teorik fizikçi Wolfgang Paul, temeli bilimsel olmayan bir safsatadan bahsederken “bu yanlış bile değil” der. Ne yazık ki Dünya ve ülkemiz ekonomik olarak zor günlerden geçiyor. Global bir krizi yönetmek hiç kimse için kolay değil. Bu yüzden hepimizin çok dikkatli olması gerekir ancak ekonomi yönetimi önemli ve uzmanlık isteyen ayrı bir konu. Ve mevcut ülke ekonomisi adına yapılan iki büyük hata var ki onlar yanlış bile değil.

Yüksek büyüme her zaman istihdamı artırır mı? Bu teoride evet ama her zaman evet değil. Faiz indirimleri ile yapılmak istenen şey tarihte pek denenmemiş bir şey. Yüksek enflasyon, yüksek büyümeye boğdurulmaya çalışılıyor. Başarılı olur mu? Göreceğiz. Lakin bugüne kadar bu yöntemin pek kullanılmadığı ve başarılı olmadığını da unutmamak lazım.

Teoride faizler düşerse yatırımların ve buna paralel istihdamın artması gerekir. Fakat yatırımlar sadece buna mı bağlıdır? Sermaye sadece güvendiği yerde kalır. Güven ortamının sağlanamadığı yerde yatırım yalnızca düşük faiz ile getirilemez. Güven ortamı sağlamadan büyüme ile enflasyonu boğma çabası büyük bir hata olur. Büyüme için faizi düşürmek, döviz kurunu yükseltmek Türkiye için ağır bedel ortaya çıkarır.

İki seçeneğimiz var. Terazinin hangi tarafının ağır bastığını iyi hesap etmeliyiz. Düşük faizle gelecek olan yüksek büyüme getirileri mi daha faydalı? Düşük faizle yükselecek döviz kuru götürüleri mi daha zararlı? Öncelikle düşük kura değer bir büyüme gerçekleşiyor mu bunu incelememiz lazım.

Şu günlerde borsa yükselişte olsa dahi istihdamda aynı yükselişi göremiyoruz. Düşük faizle oluşan yüksek büyüme bir yere kadar istihdam artırır. Bunun sebebini yüksek döviz kurunun zararlarıyla açıklayabiliriz. Enflasyonun yaklaşık %80’lik kısmını sepet kur dediğimiz usd+eur/2 oluşturuyor.

Dövizin artması demek zaten global olarak artan enerji fiyatlarının daha da katmerli bir şekilde artması demek. Bu da genel olarak her şeye yansıyor. Tüm girdilerin sürekli olarak artması, düşük faize rağmen sanayici pes ettiriyor ve istihdam gerilemeye başlıyor. Böylece o güne kadar yükselen büyüme rakamları gerilemeye başlıyor. Faizin yükselip büyüme ve istihdamın gerilemeye başladığı yere Stagflasyon deniyor. Stagflasyon demek içinden çıkılmaz bir sarmal, dipsiz bir fakirleşme demek. Bu durum bizleri endişeye sevk ediyor. Enerji Fiyatlarında Sanayi Üretimine Pozitif Ayrımcılığın Sonu mu Geldi? üzerinde yaşanan enerji krizine hepimiz hâkimiz.

Enerjinin döviz bazında emtia olarak arttığını biliyoruz. Ancak yukarıda bahsettiğim düşük faizli para politikasından dolayı bu artışı daha da büyük yaşıyoruz. Ben bütün elektrik faturalarımı önüme koydum ve inceledim. Ticarethane, tarımsal sulama ve konutta Ocak 2021’den bu yana birim fiyat %15-16 oranında artmış. Ancak sanayi’de vahim bir durum var. Sanayi’de bu artış %54 olarak gerçekleşmiş. Burada hedeflenen şey ne? İstihdam nasıl yükselecek? Rekabet gücü nasıl artacak merak ediyorum. Büyük ve zengin ülkeler üreticilerini koruyarak güçlerine güç katarlar. Kimse kusura bakmasın ama bu süreç yanlış bile değil. TEDAŞ’ın fahiş kar oranını internet sayfasından görebilirsiniz. Biz teşvik beklemiyoruz. Devlet kurumlarının karlarından ve vergilerinden biraz feragat edip üreticinin yanında olmasını talep ediyoruz. Aksi takdirde olası bir Stagflasyon ile karşı karşıya olduğumuzu bir kez daha belirtmek istiyorum!
 

Yorumlar (0)

Gelişmelerden Haberdar Olun

@