Tarımda dernekleşmenin ilk tomurcukları atıldı

11 kadın çiftçi öncü bir girişime imza attı. Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği, doğaya saygılı bir üretim öncülüğünde seracılıktan arıcılığa birçok alanda çalışmalar yürütecek. Dernek Başkanı Münevver Kepenek, “Tarım, pandemi ile birlikte değer kazandı. Yükselen değeri korumak hepimizin ilkesi olmalı.” dedi.

Eskişehir 07.01.2021, 16:11
Tarımda dernekleşmenin ilk tomurcukları atıldı
banner11

Haber-MERVE AKMAN

Eskişehir Kadın Çiftçiler Derneği Başkanı Münevver Kepenek, Tarım ve Orman Bakanlığı ve Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü öncülüğünde alınan eğitimler dahilinde diğer kurucu üyelerle birlikte tarım alanında çatı bir dernek kurdu. Kooperatifçilik ve girişimciliğin temel olduğu çalışmalarda kadın girişimciler dernek bünyesinde birçok projeye imza atacak. Hedeflenen faaliyetleri ve tarımın geleceğini Başkan Münevver Kepenek, Merve Akman'a anlattı.

KURUMSAL KİMLİĞE İHTİYACIMIZ VAR

Başkan Münevver Kepenek: Toprak, tarım bilgimizi hem teoride hem de uygulamada canlandırmak istedik ve derneğimizi hayata geçirdik. Yardımlaşma, dayanışma ortamına ihtiyacımız vardı. En önemlisi de kurumsal kimlik çatısı altında toplanmak kaçınılmazdı. Bu kapsamda da farklı illere geziler düzenledik. Tarım fuarlarına katıldık.

ÇİFTÇİLİĞİ YAPAN KADINDIR

Çiftçiliği yapan kadındır; eli toprağa değen, fideyi diken, çapayı yapan kadındır. Çiftçi denildiğinde akla ilk gelen erkek oluyor. Maalesef yanlış bir algı var. Mesleğimi sorduklarında çiftçi denilince şaşırıyorlar. Çiftçi denilince akla hemen çiftlik ağası geliyor. Kadının çiftçi olması toplum tarafından hala kabullenilmedi.

SERACILIKTAN ARICILIĞA

Çatı dernek olarak kurulduk. Amacımız derneği büyütmek değil biz bu derneği bir okul, örnek olarak kurduk. Örneğin, arıcılık yapan kadınlar bir dernek kursun ya da farklı alanlarda da olabilir. İhtiyaç neticesinde yol gösterelim öncülük edelim istedik. Seracılık; projelerimizin içerisinde öncelikli alanlardan biri. Mayıs ve Haziran aylarında yaşanan şiddetli yağış, dolu olaylarından dolayı çiftçi epey zarar etti. Bu kapsamda çalışmalar yürüteceğiz. Tıbbi aromatik bitki, arıcılık konularında da girişimler de bulunacağız. Derneğin internet sitesini kuracağız ve kadınlar ürettiklerini site üzerinden satabilecek. Her kadın çiftçi -üye olmasa bile- satışını yapabilecek.

KOOPERATİFÇİLİĞİN DEVAMINI GETİREMİYORUZ

Kırsal kalkınma kooperatifleri çok etkili ama temel sıkıntı ilerlemiyor, başlanıyor fakat devamı gelmiyor. Başarılı kooperatif sayısı az. Ciddi bir sürdürülebilirlik gerekiyor. Kooperatif çalışanlarının bireysel değil birbirinin menfaatini gözeterek ortak paydada buluşmaları gerekiyor.

YEREL TOHUMLARI YAŞATMAYA ÇALIŞIYORUM

Yedi yıldır yerel tohumları korumaya, yaşatmaya çalışıyorum. Çocukluğumdan beri çiftçilik yapıyorum diyebilirim. İki yaşından beri ailemle birlikte hep tarlalardayız. Tohumlar ekiyorum, çoğaltıyorum. Şenliklerde ve köy okullarında paylaşıyorum.

ESKİŞEHİR OVASININ HER YERİ BEREKETLİ DEĞİL

Yaşadığımız ciddi sıkıntılardan da değinmek istiyorum. Kuraklık kapımızda. Kuraklığa dayanıklı bitkiler ekilmeli mısır çok gelir getirdiği için mısır tercih ediliyor. Yaz ortasında bile su bitme noktasına geldi. Mısır yerine buğday ekiminin teşviki yapılmalı. Eskişehir ovasının her yeri bereketli değil bazı topraklarımız çorak. Yanlış sulama ve yanlış gübrelemeden dolayı toprağın verimi de tükeniyor.

KIRSALDA REFAH DÜZEYİ YÜKSELTİLMELİ

Köyde yaşayan insanların refah düzeyini yükseltmeniz gerekiyor. Çiftçi tarımdan para kazanır hale gelmeli, üretim planlaması ciddi bir şekilde yapılmalı. Bazı köylerde okul yok, hizmet yok. Bu da ciddi bir sıkıntı. Çiftçilik çok kazanan bir meslek grubu değil ve epey risk alıyorsunuz.

TAŞ YERİNDE AĞIRDIR

Şehirdeki insanlar doğal gıdanın, tarımın önemini anladıkça köylere geliyorlar. Köyler sayfiye yeri gibi görülüyor. Hobi bahçeleri yapılıyor. Köylü ekini için su bulamazken dışarıdan gelenler peyzaj yapıyor, çiçeklerini suluyor. Bana göre köy yeri için gereksiz su harcaması. Köydeki de şehre gidip asgari ücretle çalışıyor ve marketlerden çoğunluğu ithal olan ürünleri satın alıp tüketiyor. Halbuki o ürünleri üretebilir, yaşatabilir. Hep söylüyorum: Taş yerinde ağırdır.

TARIM YÜKSELEN DEĞER HALİNE GELDİ

Tarım, pandemi ile birlikte değer kazandı, önemi arttı. Yükselen bir değer oldu. Beni endişelendiren ise küçük çiftçi bitme noktasına geldi. Tarım endüstriyel boyutta tekdüze yapılıyor ve çevre açısından beni endişelendiriyor. Aşırı ilaç kullanımından dolayı bazı böcek ve bitki türlerini artık göremiyoruz, nesilleri tükeniyor. Tarım devam edecek ama doğa ne alemde ona da bakmak lazım. Doğaya saygılı bir üretim yapılmalı.

Yorumlar (0)
kapalı

Gelişmelerden Haberdar Olun

@