"Her şeyimiz var, yeter ki gelin"

Sarıcakaya Belediye Başkanı Hüseyin Çam: "Sarıcakaya deyince; aklımıza her türlü tarımsal ihtiyacın karşılanabildiği, tıpkı Akdeniz’deki gibi bir yer gelecek. İncir, üzüm, zeytin… Her şeyimiz var. Domatesi, biberi dalında görmeyen çocuklar var. Gelsinler, sera turizmi yapalım. Topraksız çilek üretiliyor, çileklerimiz var. Burada olmayan hiçbir şey yok fakat döngüyü sağlamak gerekiyor."

Eskişehir 14.11.2020, 12:30
"Her şeyimiz var, yeter ki gelin"
banner11

Sarıcakaya Belediye Başkanı Hüseyin Çam, içinde bulundukları faaliyetleri, yapılması gerekenleri ve geleceğe yönelik planlarını anlattı.

ZORLUKLARLA DA OLSA BU İŞİ YAPACAĞIZ

“Zorluklarla başladık, yağmur yağdı ve bölgemizde yoğun bir sel oldu. Fakat Allah bizi seviyor. Bunu gönlümden geçtiği gibi söylüyorum. Zorluklarla da olsa biz bu işi yapacağız. Bir hamamımız vardı, onu restore ettik. Yakın zamanda açılışını gerçekleştireceğiz. Önceki belediye başkanımızın döneminde başlanan kültür evimiz vardı, onu tamamladık. Şu anda iç dizaynına geçtik. Sosyal altyapının desteklemek ve köylerin refahını ve yaşanabilirliğini artırmak amacıyla ciddi anlamda kilit parke taşı yaptık. Çok fazla bir sorunumuz yok.”

ESKİŞEHİR YOLU YAPILACAK

“Eskişehir yolu, burasının en büyük problemlerinden ve dillendirilen bir konu… 15 Eylül’de ihalesi oldu. 59 civarı firma katıldı. Şimdiye kadar yapılamaması nedeniyle vatandaşlarımızın bir endişesi vardı. İhale bitti, şimdi değerlendirme süreci var. Bu yol da yapılacak. Ayrıca entegre sağlık tesisimizin yapılması için uğraşıyoruz. Bir taraftan da doğalgazın ilçemize kazandırılması için mücadele veriyoruz. Tabi genel ekonomik durum da bunlarda etkili.”

Sarıcakaya'da Palmiyeler

İNSANLARIMIZI MASKESİZ BIRAKMADIK

“Pandemi süreci başladığı zaman maske dikmeye başladık. Baktık ki; yoğun bir ihtiyaç var ve başka türlü telafi etme şansımız da yok. O zamanlar maskenin tanesi beş liraydı. Kaymakamımızla beraber oturduk düşündük. Halk Eğitim Merkezimizde makinelerimiz var. Hanımlarımız da bu konuya gayet duyarlı ve çalışıyorlar. Onlarla beraber maske diktik. Böylece insanımızı hiç maskesiz bırakmadık. Ne zaman istiyorlarsa maskelerini temin ettik.”

DEVLET MADDİ YARDIMDA BULUNDU

“Devlet bazı gelirleri tahsil etmedi. Hatta sürekli maddi yardımda bulundu. İnsanlarımıza 1000 lira destek verdi, sigortalarını yatırdı. Vatandaşlarımız eğer sigortalı değilse, Sosyal Yardımlaşma Vakfı aracılığıyla sigortaları yatırıldı. Üç aylık dönemde işyerlerimizin kiralarını erteledik. Biz de kendilerine o destekleri verdik. Bu süreç tabi ki ekonomik çarkı bozdu. En iyi avantajı ise; gıda zincirinde kopma olmadı.”

KOOPERATİFLEŞİRSEK YAPILACAK ÇOK ŞEY VAR

“Tarımsal Kalkınma Kooperatifi adında, daha çok hanımların yürüttüğü bir kooperatifimiz var. Bunun yanında hanımlarımız Ticaret Bakanlığına bağlı Kadın Girişimci Kooperatifi adında bir kooperatif daha kurdu. Salça ve marmelat sezonundayız, şimdilerde onların üretimini yapıyorlar. Şu anda tutunma aşamasında. Eğer bunu başarabilirsek kooperatifçiliğin önü çok açık… Eğer kooperatifleşirsek ve birlik haline gelirsek burada yapılabilecek çok şey var. Fakat herkesin belli oranda kazancı var ve bu kazanç da birlikte hareket etmeyi biraz güçleştiriyor. Kooperatif geneli kapsasın istiyorum. Kişiye bağlı bir kooperatiften ziyade; tabana yayılmış, maliyetleri düşüren ve insanların ürettiklerini daha karlı hale getiren bir sistem olması taraftarıyım. Ben iyi olacağını düşünüyorum.”

KANALİZASYONLAR SAKARYA NEHRİNE AKIYOR

“Sakarya Nehrinin tamamında şöyle bir sıkıntımız var; kanalizasyonu olan mahallelerimizin, köylerimizin ve yerleşim alanlarımızın atık suları Sakarya Nehrine gidiyor. Sarıcakaya’nın ve Mihalgazi’nin Laçin, Kapıkaya ve Beyköy mahallelerinde kanalizasyonlarımız var. Bunların hepsi Sakarya Nehrine gidiyor. Biz de Büyükşehir Meclisinde bunları dillendiriyoruz. Hatta buraya bir arıtma tesisi yapılacak. Yer belirleme noktasına gelindi.”

Sakarya Nehri

SARICAKAYA GİBİ KAÇ TANE BÖLGE VAR?

(Sakarya Nehrindeki su seviyesinin azaldığının anımsatılması üzerine) “Sakarya Nehri havzasında şu anda su tutuluyor. Hem barajdan hem de Beyköy’de bulunan HES’den kaynaklanıyor. Elektrik üretileceği zaman sular salınıyor. Onun haricinde sular tutuluyor. Su çok önemli, hayatımızda suyun kıymetini bilmek lazım… Nehir yatağının suları azaldığında kuyu sularımız da çekiliyor. O zaman da tarım yapmak güçleşiyor. Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı bu bölgeye özel önem vermeli. Anadolu’nun ortasında, Sarıcakaya gibi bir bölge kaç tane var? Bu nedenle buraya özel bir program yapmak ve nehrin kirliğini bertaraf etmek lazım. Tarımsal faaliyetlerimizde bilinçli veya bilinçsizce kullandığımız ilaçlar var. Bunlarla ilgili de bir düzenleme yapmamız lazım.”

İLAÇLAMA RUTİNİ DÜZENE GİRMELİ

“Belediye olarak özellikle ilaçlama ve gübreleme konusunda çiftçilerimize destek olmak istiyoruz fakat bu konuda bahsettiğim anlamda bir faaliyete giremedik. Bugün bu sera ilaçlanıyor, yarın yanındaki ilaçlanıyor, öbür gün başkası ilaçlanıyor… Düzenli olmuyor. Eğer bunu düzenli hale getirebilirsek üretimimizdeki zararlıların önüne geçebiliriz diye düşünüyorum.”

İYİ BİR SÜREÇ ATLATTIK

“Sokağa çıkma yasağının olduğu zamanlarda burada yasak yoktu. Ancak sokakta kimse de yoktu. Herkes tarlasında, bahçesinde üretimdeydi. Gıda zincirini aksatmadan bu süreci devam ettirdik. İyi bir süreç atlattık. Burada çok fazla vaka olmadı. Münferit vakalar oldu fakat yayılma hiç olmadı. Bir kişi vefat etti, o da hastalığa Eskişehir’de yakalandı ve orada hayatını kaybetti, burada defnedildi. Başka herhangi bir vakamız yok.”

“EKO KÖY” İLE TARIMSAL TURİZM

“Tarımsal bir turizm olabilir. Ben şöyle bir şey planlıyordum; İlaç kullanılmadan üretim yapılan ‘Eko Köy’ diye bir köy kurarak ve haftada bir gün pazarını açarak Eskişehir’i buraya taşımak… Ulaşıma destek veririz. Eğer bunu yapabilirsek ulaşım konusunda bir sıkıntı olacağını zannetmiyorum. İnsanlarımız artık paraya acımıyorlar. Yeme, alma ve görme noktası varsa insanlar oraya gidiyorlar. Eğer biz bunu oluşturur ve insanlar buna rağbet gösterirlerse herkes gelir zaten… Örneğin; Ege’de ‘Acı Ot Festivali’ yapıyorlar. Oraya araba mı tutuyorlar? Hayır, tutmuyorlar. Türkiye’nin her yerinden, herkes oraya gidiyor. Acı ot dediğimiz; roka, tere, maydanoz türü şeyler… Çünkü iyi bir tanıtım var. Bizim de altyapıyı oluşturarak bir şey ortaya koymamız lazım. Ya giyecek ya yiyecek ya da görecek bir şey… Zaten bölgemiz aktif. Her hafta motorcular geliyor. Özellikle cumartesi-pazar günleri bölgemizi gezip görmeye gelen insanlar var.”

Sarıcakaya'da Kuşkonmaz Üretimi

KANO İÇİN DÜZENLİ DEBİ GEREKİYOR

(Kano etkinlikleriyle alakalı) “Suyun aynı debide aktığı düzenli bir süreç olması gerekiyor. Sakarya Nehri ise ya çok az ya da çok hızlı akıyor. İkisi de kanoya izin vermiyor. Daha önceki belediye başkanımız döneminde BEBKA projesi kapsamında kanolar alınmış. Elimizde mevcut fakat nehir yatağı müsait olmadığı için kullanamıyoruz. Sadece bir kere kullanılabilmiş. Ayrıca elimizde güzergâhları da oluşturulmuş ATV motorlarımız da var. Onlarda da maalesef iş kazaları çok yaşanmış… Bu nedenle onlar da çok işletilemedi. Fakat bizim bölgemiz her zaman turizme açık.”

KARNIMIZ TOPRAKTAN DOYACAK

“İnsanlarımız kesinlikle topraklarını satmasınlar. Pandemi sürecinde gördük ki; toprak çok önemli… Artık telefonlar, tabletler ve internet karnımızı doyurmuyor. Karnımız topraktan doyacak, biz bunu anladık. Bu nedenle insanlarımıza topraklarınızı satmayın diyorum. Eskişehir’den bir apartman dairesi alalım diye topraklarını satan insanlarımız var ama yarın öbür gün bu insanlar topraklarını geri alamayacak. Çünkü buraya yoğun bir talep var, büyük arazi isteyenler çok fazla... Tarım yapalım, seracılık yapalım diye 100-200 dönümlük arazi istiyorlar. Bu nedenle insanlarımız topraklarına sahip çıksınlar.”

HER ŞEYİMİZ VAR, YETER Kİ GELİN

“Sarıcakaya deyince; aklımıza her türlü tarımsal ihtiyacın karşılanabildiği, tıpkı Akdeniz’deki gibi bir yer gelecek. İncirimiz, üzümümüz, zeytinimiz… Her şeyimiz var. Gelsinler, biz onlara sera gösterelim. Daha domatesi, biberi dalında görmeyen çocuklarımız var. Biz açığız… Gelsinler, sera turizmi yapalım. Topraksız çilek üretiliyor, çileklerimiz var. Burada olmayan hiçbir şey yok fakat döngüyü sağlamak gerekiyor.”

GENÇLERİMİZ ŞEHRE ÖZENMESİN

“Maalesef Eskişehir’in ilçelerinin tamamında yaşanan sorun; göç… Burada da var. ‘Biz zorluk çektik, çocuklarımız çekmesin’ diyerek veya evlendirme gerekçesiyle çocuklar burada durmuyor. Şehre giderek asgari ücretle çalışıyorlar. Annesi-babası burada üretim yaparak onları destekliyor. Yoksa orada geçinme şansları yok… Hâlbuki burada bir dönüm seradan dahi en az 1000-1500 lira para kazanılır. Sarıcakaya gibi bir yerde 1500 lira para alıyor olmak; Eskişehir’deki 3000 liradan daha değerli bence… İki-üç dönüm serası olan insan burada çok rahat geçinir. Bu nedenle gençlerimiz şehre özenmesinler. Burada gelsinler ve üretimlerini yapsınlar. Cumartesi günleri hallere herhangi bir ürün gönderilmiyor. Yani bir faaliyet yok. Cumartesi günleri de gitsinler, gezmelerini yapsınlar. Şehir buradan bir adım, yarım saatte şehirdesiniz. Gezsinler, yesinler, içsinler… Fakat Sarıcakaya’da oturmaya devam etsinler.”

Haber: Atahan GEZER

Yorumlar (0)
parçalı az bulutlu

Gelişmelerden Haberdar Olun

@