Havasızlığa 3 Dakika, Susuzluğa 3 Gün, Açlığa İki Hafta Dayanıyoruz!

ESTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ve Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe çevre sorunlarının duyarlılığı konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Türe, özellikle çevre çalıştaylarında ve bu alanla ilgili yapılan konferanslarda gençlerin ilgisini yüksek tutmanın, öncelikli amaçlardan biri olması gerektiğini söyledi.

Eskişehir 23.06.2019, 12:51
Havasızlığa 3 Dakika, Susuzluğa 3 Gün, Açlığa İki Hafta Dayanıyoruz!
banner11

ESTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ve Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe, konuk olduğu canlı yayınımızda çevre sorunlarını değerlendirdi. Türe, Eskişehir’in bilinci en yüksek kentlerden biri olduğunu belirtti. “Ülkemizde, Eskişehir bilinci en yüksek kentlerden bir tanesi. Çevre konusunda duyarlılığı yüksek. Öğrenim düzeyi fazla, eğitimli insan hareketliliğine sahip bir kent; Ancak temel sıkıntılardan bir tanesi temiz bir çevre temiz bir alan istiyorlar ama aynı hassasiyeti kendileri göstermiyorlar. Farkındalığı eyleme geçirme konusunda bir miktar daha hevesli olmalıyız.”

ÇEVRE KİRLİLİĞİ DENİLİNCE AKLIMIZA HER ZAMAN ‘ÇÖP’ GELMEMELİ

Çevre deyince aklımıza hemen çöp ve pislik geliyor; fakat hava, su, toprakta atom ve molekül düzeyinde pek çok kirletici organizma ile bakteri var. Çevre temizliğini de etrafımızda olup biten belediye hizmetleri olarak görüyoruz diyen Prof. Dr. Cengiz Türe kirliliğini ekonomik yönden de birçok sıkıntı yarattığına dikkat çekti. “Çevre kirliliğini önlemek için milyonlarca lira harcıyoruz. Ne kadar tasarruflu su kullanırsanız ekonomiye kazanç sağlar ve su kaynaklarını korursunuz. Elektriği daha az kullanırsanız daha az karbon salınımı gerçekleştirirsiniz. Ekonomik kazanım olarak giderler azalır ve bununlar birlikte yaşam kalitemiz var. Yani aslında hepsi birbiriyle ilintili.”

Z KUŞAĞI ANINDA EYLEME GEÇEBİLEN BİR KİTLE

Prof. Dr. Türe sözlerinin devamında ‘Z Kuşağı’nı çevre duyarlılığı konusunda değerlendirdi ve bu kuşağın ilgisini konferanslarla daima zinde tutmak gerektiğini söyledi. “Çevre konusunda aktivist olmak ve bir şeyler yapmak adına daha kolay eyleme geçebilecek bir kitle var karşımızda. Ama bu kitle sınırlandırılmamalı. Kendi stratejileri ile bu yola çıkmalılar. ‘Y Kuşağı’ tarafından kendilerine ne söylenilmesi gerektiğini istemiyorlar. Bu süreci sosyal medyada, aforizmalar biçiminde tercih edilen süreç olarak ilerletiyorlar. Bununla birlikte, üniversitelerde ve belediyelerde yapılan etkinlikler var. Gençlerin bu konuda çok ilgisinin olduğunu zannetmiyorum. Çevre ve ekoloji konusunda sunumlar fazla akademik düzeyde yapılıyor. İlgiyi daha canlı tutmak için; Toplumun kullandığı kelime haznesini kullanarak bir sunum gerçekleştirilmeli. Yazıya boğulmaktan ziyade görselliğe önem verilen sunuma öncelik verilmeli. İnsanları bu sürece katkı sağlayacak şekilde organize etmek önemli.”

‘HAVADAN SUDAN’ DEYİMİ, ANLAMI SEBEBİYLE ELEŞTİRİLİR

Havadan sudan deyimi; lüzumsuz, işe yaramaz, gereksiz anlamında kullanılan bir şey diyen ve bu konuda belli kalıpların yıkılması gerektiğini söyleyen Türe şunları kaydetti. “Bizim için bu kadar önemli olan hava ve su gibi kaynaklardan boş bir şeymiş gibi bahsediyoruz ve bu algı çocukların bilinçaltına işliyor. O yüzden aileler belli başlı kalıplara dikkat etmeli. Önemli ve gerekli bir algı yaratırsak ve o süreci de kelime haznemize eklersek TDK’da bu deyimin anlamını sözlükte değiştirir.”

ŞEHRİMİZDE 40 KAMYON ÇEKİRDEK ÇÖPÜ

ESTÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü ve Ekoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Cengiz Türe açıklamalarında ayrıca şehrimizde gerçekleştirdiği önemli bir çalışmadan da bahsetti. “Evimizde nasıl dikkat ediyorsak, ne yapıyorsak piknikte ve kentte de onu yapmalıyız. Evinizde çekirdek çitleyince yere mi atıyorsunuz? Bununla ilgili bir çalışma gerçekleştirdik. Şehrimize yaz aylarında toplam 40 kamyon çekirdek atılıyor.Temizliği de çok zor. Emekçi ve işçiler çok zorlanıyor.”

Yorumlar (0)
parçalı bulutlu

Gelişmelerden Haberdar Olun

@