Hasan Hüseyin Köksal topa tuttu: ‘Bundan sonra yanlış yapan idareciye huzur yok!’

Sağlık-Sen Eskişehir Şube Başkanı Hasan Hüseyin Köksal, idarecileri topa tuttu. İdarecilerin keyfi uygulamalar yaptığını, kendilerini siyasi partinin üzerinde gördüğünü ve siyasi boşluktan yararlandıklarını öne süren Köksal, siyasileri de sağlık çalışanlarını görmezden gelmek ve hadlerini aşmakla suçladı.

ESKİŞEHİR 18.08.2022, 15:33 18.08.2022, 18:32
Hasan Hüseyin Köksal topa tuttu: ‘Bundan sonra yanlış yapan idareciye huzur yok!’
banner11

Haber: Atahan Gezer

Köksal, genel durumu değerlendirdiği basın toplantısı düzenledi. Pek çok konuya değinen Köksal, idareci ve siyasilere yüklendi. Geçtiğimiz günlerde sosyal medyada Şehir Hastanesi Acil Servisi'nin yoğunluğuyla ilgili yapılan bir paylaşımdan da bahseden Köksal, paylaşımı yapan şahsın soruşturma açılması konusunda yalan söylediğini öne sürdü. Köksal, bazı doktorların ise kendilerine 24 saat nöbet yazıp sekiz saatini tuttuğunu iddia etti.

İşte Köksal’ın konuşmasından öne çıkan satırbaşları;

Bürokratların uygulamaları sağlık çalışanlarını AK Parti’ye karşı taraf yaptı

“50 tane hastaya bir iki hemşire var. Kimse dönüp de ‘Burada üç dört hemşire olmalı’ demiyor. Öyle bir şey var ki; idarecilerimiz son dönemde ‘Yaptım, oldu…’ Yoğun bakımda çalışanlarla ilgili yarın için hızlı bir karar alıyorlar; ‘İnsanların çocuğu var mı? Sağlık çalışanı yarın da işine gelebilecek mi?’ diye soran yok. Çok kötü durumdayız ve bu 2023’e; herkesin öyle işte ‘dava, beka’ dediği seçimde bürokratların keyfi uygulamaları sağlık çalışanlarını AK Parti’ye karşı taraf yapmıştır. Bizim bugün Sağlık-Sen olarak bu şehirde 5 bin üyemiz var. Birçok ilçe nüfusundan fazlayız. Hekim sendikaları kuruldu; ‘Bu adamlar niye sendika kurdu? Sorun ne?’ diyen bir tane siyasi yok.”

Sonra ‘Eskişehir’de siyaset ve iktidar partisi niye başarısız?’

“Köyleri, kırları gezen siyasilerimiz var. İşte bayan gidiyor; çiçeklerle böceklerle, hayvanlarla fotoğraf çektiriyor. Sağlık çalışanı, ebe, hekim, hemşire ne düşünüyor diyen siyasi yok. Sonra ‘Eskişehir’de siyaset ve iktidar partisi niye başarısız?’ Tabi ki başarısız olacak. Çünkü muhataplarıyla iletişime geçmeyi dahi bilmiyorlar. Tekrar söylüyorum; üye sayımız Eskişehir’in birçok ilçesinden fazla. Bunu neden söylüyorum? Ben sorunları dile getirdiğimde bir tane yetkili ‘Evet kardeşim. 9-10 aydır siz bunu niye söylüyorsunuz?’ Burada ya sendika başkanı yalan söylüyor ya sağlık çalışanı yalan söylüyor. Ya idareciler rakamları, istatistikleri tutturup… Türkiye’nin en başarılı idarecileriyle çalışıyoruz biz.”

Sağlık çalışanlarını ‘hainlikle’ ima ediyor

“Bir hafta önce bir siyasi partinin temsilcisi gece saat 00.30’da sosyal medyadan haber yapıyor. Koskoca Şehir Hastanesi’nde işte 120 tane hastanın beklediğini, Saat 00.38’de enjeksiyon yaptıramadığını söylüyor. Normalde saat 00.00’dan sonra enjeksiyon hizmetinin zaten verilmemesi gerekiyor. Şimdi hastaneyi yöneten idareciler; arkadaş burada sağlık çalışanlarını ‘hainlikle, boykotla, işini yapmamakla, Cumhurbaşkanımızın yaptığı yatırımları egale etmekle, vatandaşı kışkırtıp siyasi olarak karşı tarafa oy toplamakla’ ima ediyor.”

Sağlık çalışanlarının onuru, şerefi için…

“Aynı arkadaş sabah saat 09.30’da bir paylaşım daha yapıyor. Burası çok önemli; ‘meslek etiği ve onuru’ için… Ben bu paylaşıma bir cevap yazdım; bunu yazarken de kaybolan idarecilerin makamındaki saygı için… Bütün sağlık çalışanlarının onuru, şerefi için… Birileri tarafından hain ilan edilmesine karşın bir yazı yazdım.”

Bu arkadaş CHP’de siyaset yapsaydı aranacak mıydı?

“‘Dün gece yapmış olduğum Şehir Hastanesi paylaşımına ilişkin bizzat Şehir Hastanesi Başhekimi beni aradı’ diyor. Bu paylaşımı yapan arkadaş bir partinin gençlik kollarında ya da bir yerinde görev yapıyor. Merak ettiğim sadece bir ayrıntı; ‘Bu arkadaş CHP’de ya da muhalif partinin birinde siyaset yapsaydı aranacak mıydı?’ Bu birinci soruyu Başhekime soruyorum.”

İnceleme falan yok

“Diyor ki; ‘Yaşar Bildirici şikâyet ettiğim durumla ilgili bilgi verdi. Dün gece acile 2 bin hasta gelmiş.’ 2 bin hastaya hizmet veren 14 hemşire var. Bunlar dönüşümlü 24 saat çalışıyorlar. 24 saati böldüğümüzde zaten hizmet akışının zorlanması gayet normal. ‘Benim şikâyet ettiğim olayla ilgili inceleme başlatmış.’ Ben de Başhekimle telefonda sohbet ettiğimde inceleme falan öyle bir şey yok. Vatandaş da aradığını beyan ettiği için çok rahat konuşuyorum.”

Yalan söylüyor

“‘Yaşanan sıkıntının bir eylem olmadığını, sağlık çalışanının vurdumduymaz, pervasız olduğunu ve bireysel olduğunu’ söylemiş Başhekim. ‘Bu lüzum üzerine gerekli özeni göstermeyenlerle ilgili soruşturma başlamış’ diyor. Yalan söylüyor, öyle bir soruşturma falan yok. Çünkü belli bir saatten sonra bir kurumda hizmetin kesilmesine idare karar veriyor. Fazla mesai çıkmasın diye biz gece 00.00’da belli alanları kapatıyoruz. Ama artık açtık. Niye? Basına yansıdı, ben tepki verdim. Sağlık çalışanını koruduk. Artık orada 24 saat hizmet var. İstediğiniz kadar gidebilirsiniz. Niye oradaki elemanı eksiltiyor? Fazla para ödememek için.”

‘Başhekim mabadını kaldırsın, hastaneye gitsin’

“‘Bir daha tekrarlanırsa gereken ağır bir şekilde yapılacak’ diyor. Cumhurbaşkanımızın şehrimize kazandırdığı ve bugüne kadar hizmetinden memnun kaldığım Şehir Hastanesi’ni beyefendi kullanmaya devam edecekmiş. Ben bu yazıya bir cevap yazdım. Dedim ki; ‘Madem Başhekim bu kadar 00.35’de bir siyasi parti temsilcisini arayıp, memnun edip, özür dileyecek kadar ileri gidebiliyorsa, mabadını kaldırsın, hastaneye gitsin.’ Yani yatağından kalksın… Ben olsam idareci; kalkarım yatağımdan, 00.30’da Şehir Hastanesi Acil’ine giderim. O personel gerçekten hizmet etmediyse gerekeni o anda yaparım. Biz çalışmayan sağlık personelini savunmuyoruz. Eğer ki vatandaşa gerçekten hizmet vermiyorsa biz meslektaşımızın ceza almasına karşı falan değiliz. Bireysel işlediği bir suç varsa en ağır cezayı alsın. Ama aynı hassasiyeti, sağlık çalışanını ‘pervasızlıkla’ suçlayan arkadaş; arkasına birkaç tane de siyasi düşürüyor; ‘Benim şahsıma şöyle dendi, bilmem ne.’”

Siyasiler sınırı ve haddi aştı

“Biz Anadolu çocuğuyuz, halk diliyle konuşuyoruz. Kimsenin mabadıyla, işiyle gücüyle işimiz yok. Derdimiz ne? Sağlık çalışanının hakkını gözetmek, makamları korumak… Bugün eğer biz bu şehirde, birçok olayı es geçiyorsak; yapılan yatırımların gölgede kalmaması için… Ancak bu şehirde bazı siyasiler sınırı ve haddi aşmıştır. Sağlık çalışanlarının hakkına girmiştir. Biz bu arenayı bırakır, siyaset arenasına da gireriz. Hiç sıkıntı yok bu konuda…”

Siyasilerin kimleri koruduğuna çok dikkat etmesi lazım

“Bununla ilgili, şehrin sokaklarında kaybolan siyasilerin kimleri koruduğuna çok dikkat etmesi lazım… Sağlık çalışanlarıyla ilgili, çok basit, soru cevap şeklinde yapılacak bir ankette duyacağınız cümlelere çok şaşıracaksınız. Çünkü sağlık çalışanları insan yerine konmuyor, fikirlerini kimse sormuyor. Keyfi uygulama yapan idareciler var. Odadan kovulan yüzlerce sağlık çalışanı var. ‘Ben dedim, nereye gidersen git şikâyet et’ diyebilecek kadar ileriye giden idareciler var. Buna sessiz kalan, AK Parti iktidarındaki milletvekillerinin birbirleriyle küs olmasından kaynaklanan, siyasi boşluktan kaynaklanan idarecilerin azgınlığı var.”

İdarecilere karşı iç savaş başlatacağız

“Biz bugünden sonra gerekirse Eskişehir’de idarecilere karşı iç savaş başlatacağız. Çünkü bazı idareciler siyasi partinin üzerinde görüyor kendini... Milletvekilinin, il başkanının üzerinde görüyor. Sağlık çalışanları yalnız değil. Avukat ordumuzla beraber, her yaptıkları hareketlere suç duyurusunda bulunacağız artık… Çünkü Şehir Hastanesi’nde çalışan bir personel, yaşamış olduğu sıkıntıyı tutanak haline getirip, evrağını evrak kayıttan geçiremiyor; idareci onayı koymuşlar. Ben şimdi idareciyle problem yaşadım, dilekçe vereceğim. Dilekçemi almıyor…”

24 saat nöbet yazıp sekiz saatine gelen hekimler vardı

“Buradan Sayın Valimize sesleniyoruz; Bu şehirde olanları asıl bilmesi, ortaya çıkarması gereken idareciler iken… Size bir şey söyleyeyim, bu kuyrukların sebepleriyle ilgili; üç yıldır kendisine 24 saat nöbet yazıp sadece sekiz saatine gelen hekim arkadaşlar vardı. Listede normalde beş kişi çalışması gerekirken bir kişi çalışıyor, dördü evde… Bunu ben ilgili başhekimlere, müdüre tek tek söyledim. Bir gün görüntü aldım, müdürü kendim çağırdım. Tutanak tuttu.”

Üç yıldır yaşanıyor ve belki de hala yaşanmaya devam ediyor

“Bunu niye söylüyorum? Şehirde yeni sendikacılığa soyunan hekim sendikaları… Hakkaniyet çerçevesinde özlük haklarımızı tabi ki en iyi şekilde alalım ama vatandaşın da hizmet alacağını unutmayalım. İşe sekiz saat gelip 24 saat çalışmış gösteriyorlardı. Bu şehirde bu üç yıldır yaşanıyor ve belki de hala yaşanmaya devam ediyor. Çünkü ben koskoca sağlık müdürünü hafta sonu evden getirdim ve kendi imzasıyla, kendi tutanağıyla tuttu; soruşturmanın cevabını kimse bilmiyor.”

Sağlık çalışanı sahipsiz

“Yetmez gibi; FETÖ’den atılmış, itirafçı olup tekrar mesleğe dönmüş bir arkadaş hala daha bununla ilgili de ‘Biz çok çalışıyoruz’ diyor. Bununla ilgili bir soruşturma dahi açamadılar. Sonra vatandaş oraya hizmet almaya gittiğinde tabi ki kuyruklar oluşuyor. Ama orada gece gündüz yazılan nöbete tek gelen hekim; sağlık çalışanı… Çünkü sağlık çalışanı sahipsiz…”

Ben bu şehirde olduktan sonra artık ona huzur yok

“İdareci idareciliğini yapsın. Sendikacının, Memur-Sen’in, Sağlık-Sen’in tek bir talebi var; hakkaniyet… Mazlum varsa biz oradayız. Türkiye’nin dönemleri zor geçtiğinde bizim duruşumuz net olmuştur. Ama biz idarecilerin yaptığı gibi yapamayız. Varsa bir yanlış söyleriz. Buradan kendisini Ankara’ya, oraya buraya hedef göstermeye çalışan idareci arkadaşlara da söylüyorum; ‘Carpe diem’ diyor Sağlık Bakanımız; anı yaşasın. Çünkü ben bu şehirde olduktan sonra artık ona huzur yok. Bundan sonra yanlış yapan idareciye de huzur yok.”

Ben polis, istihbaratçı değilim

“Biz idarecilerimizin çocukları için, eşleri için topluma olan bakışlarından dolayı bazı şeyleri sosyal medyada ve basında paylaşmıyoruz. Kimse siyasi partinin temsilcisi; ona iletiyoruz. Kimse devletin en üst makamı; ona iletiyoruz. Yoksa ben polis, istihbaratçı değilim. Kimsenin açığıyla uğraşmıyorum. Ama nasıl basına her şey yansıyorsa; ben 6 bin 500 çalışanın 5 bininin temsilcisiyim. Ama 6 bin 500 kişinin de sözcüsüyüm.”

Kimisi rektör olmak için altı ay lobi yapıyor…

“Bizim idarecileri biliyorsunuz; kimisi rektör olmak için altı ay lobi yapıyor. Kimisi il sağlık müdürü olmak için bir senedir çalışma yapıyor. Birbirlerinin arkasından her şeyi söylerler ama masaya geldiklerinde tekrar hiçbir şey olmamış gibi yapıyorlar. Ama sağlık sistemi hizmet alamıyor. Kim? Vatandaş… Biz hizmet sunmaya çalışıyoruz ama çalıştırılmıyoruz. Birileri bize engel oluyor. Çünkü motivasyonumuz yok.”

Yorumlar (0)
3
açık

Gelişmelerden Haberdar Olun

@