Büyük risk altındayız

Eskişehir Genç İş Adamları Derneği Başkan Vekili ve İÇGİAF Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Toparlar Corona virüsün iş dünyasına etkilerine dair değerlendirmelerde bulundu.

Eskişehir 26.03.2020, 11:37
Büyük risk altındayız

ESGİAD üyeleri arasında yapılan araştırma sonuçlarını ve iş dünyasının taleplerini dile getiren Toparlar Eskişehir’de 40 bin kişinin bir arada çalışmak zorunda olmasının da ciddi bir tehlike arz ettiğinin altını çizdi.

Kerem Toparların açıklamaları şu şekilde ;

Dünya bir çok salgın hastalık atlattı. Ancak bugünün dünyasında kişiler ve eşyalar çok fazla hareket ettiği için Corona virüsün bulaşma oranı diğerlerinden daha yüksek bir seviyede. İletişim çağında olduğumuz için Dünyanın her yerinde olan biteni anlık yaşıyoruz ve bunun yarattığı panikle herkes dışarı çıkmaktan korkuyor. Küresel eve kapanma hali tahmin edildiği gibi genel talepte ciddi bir düşüşe sebep oldu. Bu düşüşün piyasalara olumsuz yansıdığı için bütün dünya borsaları çakıldı.

Devletler sayısız önlemler alıyor. Fed sonsuz miktarda finansal varlık satın alacağını açıkladı ama seyir beklendiği gibi olmadı. Çok zor günler yaşıyoruz. Bu günleri panikle değil sağduyuyla ve akılcı müdahaleler ile aşabiliriz.

Korona Virüsün piyasayı Türkiye ve Eskişehir özelinde nasıl etkilediğine dair ESGİAD üyeleri arasında bir araştırma yaptık. Şikayetlerini, Çözüm önerilerini ve taleplerini dinledik. Öncelikle Devletimizin almış olduğu önlemleri taktirle karşılıyoruz ancak şahsımda dahil olmak üzere bu önlemlerin yetersiz olduğunu düşünen çok sayıda iş insanı var.

Gerçekleştirdiğimiz çalışmaya dair tespit ve taleplerimiz sonucu şu şekilde sıralanıyor

  • Kredi ve kira ödemelerinin öteleneceği dair haberler kesinlikle olumlu. Bu konuda kesin bir tebligat çıkmamış olsa bile piyasanın ihtiyacı olan bir önlem. Fakat faaliyet gösteremeyen bir ticarethane sadece kirasını ve kredisini değil diğer giderlerini de ödeyemez. Üyelerimizin en büyük beklentisi Kredi ve kiralar gibi, elektrik, gaz, su, telefon ve internet faturalarının da ötelenmesi.
  • Kısa çalışma ödeneğinden yararlanabilme oranı ne yazık ki yetersiz. Yararlanmak için Ticarethanenin en az bir ay kapanacak ya da en az %30 küçülmüş olması gerek. Yararlanacak kişinin en az 3 aylık çalışan olması gerek. Bu ve benzeri şartlardan dolayı bu imkandan çok dar bir kesim yararlanabiliyor. Burada kapsam genişletilmeli. İşletmenin küçülmesi ya da kapanması beklenmeden bu yardımlar uygulanmalı. Yoksa zaten yüksek olan işsizlik rakamların önünü alamayabiliriz.
  • 65 yaş üstü vatandaşların ve kronik hastaların dışarı çıkmaları sınırlandı ancak bu insanların özlük hakları çalıştıkları yerde korunmalı. Bu süreçte yaş ya da kronik rahatsızlık nedeniyle hiçbir çalışan işten çıkartılamamalı fakat işverenlere de bu kişiler için ücret desteği verilmeli. Bu insanlara hastaneye gitmeksizin otomatik olarak işgörememezlik raporu ve bedeli ödenmesinin uygulanabilir olduğunu düşünüyoruz.
  • Belli sektörlerde SGK primleri ve muhtasar ödemelerinin öteleneceği söylendi. Ulaşım bundan yararlanabilecek sektörlerden biri ancak diğer sektörlerinde bu kapsama alınması gerekiyor. Yirminin üzerinde tır ile hem kendi üretimimizin sevkiyatını hem dışardan aldığımız nakliye işlerini yapıyoruz. Üstelik demiryolu projelerinde kullanılmak üzere malzeme satıyoruz. Fakat ana faaliyet alanımız ulaşım değil diye destekten yararlanamıyoruz. Kapsam ne yazık ki çok dar. Bunun genişletilmesi sadece bizim değil tüm sanayicilerimizin de ortak beklentisi.
  • İcra ve iflas başvurularının 30 Nisan’a kadar ertelenmesi ve çeklerin ödenmemesi durumunda karşılıksız çek ibraz etme suçunun oluşmaması özellikle kötü niyetli borçlular için fırsat oldu. Pek çok alacak temerrüde düştü. İyi niyetli yapılan bir çalışma olsa dahi bu karar ticari hayatı zora düşürecektir. Dar bir kapsamda iyi bir denetimle uygulanmasını bekliyoruz.
  • Üyelerimiz ekonomimizin en büyük çarkı olan inşaat sektöründe anormal bir durgunluk olduğunu ifade ediyor. Ev peşinatlarının %10’a çekilmesi bir heyecan yaratsa bile görebildiğimiz kadarıyla döviz kaynaklı maliyet artışları ve sokağa çıkma korkusu bu önlemin pozitif bir katkıya dönüşmediği yönünde.
  • Yıllardır üretim yapan bir sanayici olarak şahsımında yaşanan süreçle ilgili kaygılarını iletmek istiyorum. Bildiğiniz gibi Eskişehir’de nüfus yoğunluğu üretim sektöründe çalışıyor. EOSB, KOBİ OSB, EMKO, TEKSAN, BAKSAN, Oto Sanayi, Küçük Sanayi gibi birbirine bitişik bu bölgede yaklaşık 40 bin insan çalışıyor. Bu kişiler aynı yerlerde çalışmakla birlikte, aynı servisleri, yemekhaneleri ve soyunma bölümlerini kullanıyor. Uzmanların virüsü 1 kişinin 100 kişiye bulaştırabileceği uyarısına göre bu olasılığın küçük bir kısmının dahi Eskişehir’i tamamen enfekte edebileceğini dikkate almak gerekiyor.
  • Her yerde, herkes tarafından “Evde Kal Türkiye” dense dahi bizler sokağa çıkma yasağı olmadığı için işletmelerimizi açmak zorundayız. Hiçbir tüccar piyasadaki yerini kaybetmemek adına “Ben Çalışmıyorum” diye bir inisiyatif alamıyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanımız sayın Mustafa Varank’ın belirttiği gibi aynı işi yapan bir fabrika çalışırken diğeri üretimi durduramaz. Böyle bir kararı devletimizin uygulaması gerekiyor. Aksi takdirde haksız rekabet oluşur. Kendine gelen talebi başka bir yere yönlendirmemek ve piyasada tutunmak adına hiçbir işletme bu kararı uygulayamaz.
  • Özetle 21 gün boyunca Olağanüstü Hal ilan edilmesini ve sosyal devletin varlığını yanımızda hissetmeyi istiyoruz. Kısa çalışma ödeneği ve diğer teşviklerin daha kapsayıcı bir şekilde dağıtılmasını bekliyoruz. Kredi, kira ve faturaların ötelenmesinin elzem olduğunu düşünüyoruz. Virüsü kontrol eden devletlerin bu şekilde önemli mesafe kaydettiğini unutmamak gerekiyor. Virüs kontrol edilmeye başlandığı zaman bu durum piyasalara fazlasıyla olumlu yansıyacak, ve verilen kayıp kısa sürede geri kazanılacaktır. Önemli olan doğru tedbirleri zamanında almak.
Yorumlar (0)
15°
parçalı az bulutlu