ESKİŞEHİR'DE MAĞARA TURİZMİ

     
Doğa ile iç içe olmayı sevenler için, bol bol yürüyüş yapma fırsatı bulabilecekleri, tertemiz oksijeni
ciğerlerine çekebilecekleri ve hatta fotograf albümlerini doldurabilecekleri mağara turizminden
bahsedeceğiz. Turizm diyince akla ilk deniz kıyılarının geldiği algının aksine Eskişehir'deki mağaralar
turizmin göz bebeği olmaya devam ediyor.
İşte bu mağaralardan bazıları;
Yelinüstü Mağarası: Sivrihisar ile Günyüzü-Sakarya Nehri arasında uzanan Sivrihisar Dağları’nın
son bölümünü oluşturan Arayit Dağı’nın (1819m) doğu yamacında bulunan Yelinüstü Mağarası;
Kayakent(Holanta) kasabasının hemen kenarında yer alır. Günyüzü ovasına hakim bir noktadaki
mağaraya Ankara-Eskişehir veya Ankara-Polatlı-Yunak(Konya) karayollarından gidilmektedir.
Ankara-Eskişehir karayolundan ayrılan Günyüzü-Yunak yolunun üzerinde bulunan Kayakent’in
hemen kenarındaki Yelinüstü Mağarası’na herhangi bir vasıta veya yaya olarak gidilebilmektedir.
Yarı yatay-yarı dikey uzanımlı olan Yelinüstü Mağarası, birbirine bağlı iki kat ve dört büyük salondan
meydana gelmiştir. Girişteki salonda tahrip edilmiş su havuzları(sarnıç)yer alır. Eğimli Büyük Salon’da
bulunan dev sarnıç hiç tahrip olmamış ve çok muhteşemdir. Bu salonun sonunda bulunan ve girişe
göre (0 m) – 83 m ve – 90 metrede yer alan iki salon ise görünümleri son derece güzel sarkıt, dikit,
sütun, duvar ve perde damlataşları ile kaplıdır. Bu arkeolojik kalıntı ve ilginç oluşum ve gelişim
özellikleri nedeniyle; Yelinüstü mağarası, turizm amaçlı kullanıma uygundur. Ayrıca askeri amaçlarla
lojistik alan ve sığınak olarak, depolamacılık ve kültür mantarcılığı için de kullanıma uygundur.

Beyyayla Düdeni : Eskişehir’in kuzeyinde, Sakarya Nehri’nin tabanında bulunan Sarıcakaya ilçesinin
kuzeyindeki Beyyayla Köyü’nün 1,5 km kuzeybatısında yer alır. Sakarya Nehri tarafından 900-1000 m
yarılan yüksek bir karstik plato üzerinde, kuzeye(Yenipazar Polyesi) doğru gelişen mağaraya
Sarıcakaya-Beyyayla köyü yolundan gidilmektedir. Bu yol, köye kadar düzgündür. Buradan sonra,
1,5 km’lik dar bir yolda, herhangi bir araçla mağaranın önüne kadar varılır. Akarsularca derince yarılarak
askıda kalmış yüksek bir bölgede bulunan Beyyayla Düdeni, iki ucundan açık yerköprü özelliğinde bir
mağaradır. Mağaranın içinde yer altı deresi, göller ve yer yer damlataş şekilleri yer alır. Bu özellikleri
turizm amaçlı kullanıma uygundur. Ayrıca doğal çevrenin vahşi güzelliği görülmeğe değerdir.
Ulubük Mağarası : Alpu ilçesinin yaklaşık 30 km kuzey batısında, Alpınar Köyünün 2 km güneyindeki
Ulubük Yaylası’nda yer alır. Mağaranın bulunduğu alan Sakarya Nehri ve Porsuk Çayı(Eskişehir)
akarsu havzalarını birbirinden ayıran yüksek bir sırt halindedir. Sakarya’ya bakan mağaraya
Eskişehir-Alpu-Gökçekaya Barajı yolu ile gidilmektedir. Alpu’dan Gökçekaya Barajı’na giden yolun
20. kilometresinden sola ayrılan 10 km.lik stabilize yol, önce Ulubük Yaylası’na daha sonra da
Alapınar Köyünden geçer ve Sakarı Karacaören’e gider. Mağaranın önüne kadar herhangi bir vasıtayla
gidilebilir. Sakarya Nehri’ne bakan ormanlık yüksek bir alanda bulunan Ulubük Mağarası’nın içi,
zengin damlataşlarla kaplıdır. Ancak mağara çok küçük ve basık olduğundan, insan zorlukla
yürüyebilmektedir. Bu nedenle turizm amaçlı kullanıma fazla uygun değildir. Buna karşın Prehistorik
Dönemlerde insanlar tarafından kullanıldığından dolayı antropolojik önemi son derece fazladır.
Bölgede, tarih öncesi devirlerde kullanılan mağaralar çok azdır. Burada yapılacak kazıda, ilk
insanın özellikleri ve hareketlerini aydınlatacak eserler bulunabilir.
Koçakkıran Mağarası : Kötüfatma, Karamıkini ve Kara Mağaralarının çok yakınında bulunur.
Mihalıççık ilçesine bağlı Otluk Köyü’nün Açtım mahallesinin yakınındaki Koçakkıran Tepe
(1358 m)’nin 1 km kuzeyinde, Sakarya Nehri’nin sol yamacının hemen hemen orta kesiminde
yer alan mağaraya, Alpu-Karacaören-Otluk veya Alpu-Bozan-Büğdüz-Kandamlamış-Otluk
yollarından biriyle gidilebilir. Açtım mahallesine kadar herhangi bir vasıtayla, buradan da dik bir
yamaçla bir saatlik yürüyüşle mağaraya ulaşılır. Fiziki özellikleri ve görünümleri son derece güzel
ve ilginç yoğun damalataşların (sarkıt, dikit, sütun, duvar ve perde damlataşları, damlataş havuzları,
patlamış mısır şekilli damlataşlar) varlığı nedeniyle turizm amaçlı kullanıma son derece uygundur.
Mağaranın hemen önünde bulunan Sakarya Nehri ve Gökçekaya Baraj gölü ve doğal çevrenin
güzelliği bu önemini iyice arttırmaktadır. Ayrıca depolamacılık ve askeri amaçlarla da değerlendirilebilir.